Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol




Konuyu Değerlendir
  • 4 Oy - 2.5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Balistiğin Tarihçesi
#1
Cool 
Balistiğin Tarihçesi
Bugünkü balistik biliminin kökeni 1800’lü yılların ortalarına dayanmaktadır. Bu tarihlerde bazı esas ve basit prensipler silah ayrımına uygulanmıştır. Bu prensipler daha sonraki yıllarda giderek genişlemiş ve 20. yy’ın başlarında balistik bir bilim olarak ortaya çıkmıştır.

A-İlk Balistik Uygulamaları:
*Londra (1835): Henry Goddard adında bir polis, olayda elde edilen ve çentik taşıyan bir mermi çekirdeğini kendisinin döktüğü ve bütün kalıplardan aynı çentiği taşıyan mermi çekirdeklerine benzerliğini göstererek katil’in mahkûm olmasını sağlamıştır.

*Amerikan iç savaşı (1863): Amerikan iç savaşı sırasında 2 Mayıs 1863’de Virginia, Chancellorville’de Güneylilerin komutanlarından General Stonewell Jackson’un beklenmeyen bir şekilde yaralanarak ölmesi olayında elde edilen mermi çekirdeğinin şekil ve çapından tanımını yaparak, bunun eski tip piyade tüfeklerinde ve genellikle Hill’in tümeninde kullanılan bir tip olduğu ortaya çıkarmıştır. Generalin kendi askerlerinden birisi tarafından kazaen vurulduğu anlaşılmıştır. Kuzey Ordusunda kullanılan mermi çekirdeklerinin generalin ölümüne yol açan mermi çekirdeğinden çok farklı olduğu tespit edilmiştir.

*Minnesota (1897): Minnesota’daki olayda Edward Lawlor, mermi çekirdeğindeki set izlerinin basit tanımını yapmıştır. Winona kentinde, bir genelev işleten French Lou adında bir kadın yüzünden üç genç kavga eder. Bunlardan birisi tabanca ile öldürülür. Sağ kalan iki kişiden hangisinin katil olduğu araştırıldığında, silahların balistik incelemesi yapılır. Olayda kullanılan tabancalardan birisi 32 cal. Smith and Wesson, diğeri ise 32 cal. Hood revolveridir. Duruşma sırasında bilirkişi olarak dinlenen bir silah tamircisi, Smith and Wesson’un namlusunun yivli ve setli olduğunu, Hood marka revolverin namlusunun ise düz boru şeklinde olup sadece uç kısmında gerçek olmayan bazı setler olduğunu belirtmesi üzerine, cesetten elde edilen mermi çekirdeklerinin görünüşünden, katilin 32 cal. Hood marka revolveri taşıyan kişi olduğu ortaya çıkmıştır.

*Buffalo, Newyork (1900): Yiv izlerinden mermi tanımlanması hakkındaki ilk önemli kaynak olan “mermi ve silah” adındaki makale Dr. Albert L.Hall tarafından 1900 Haziranında Buffalo Medical Journal’de yayınlanmıştır. Makalede ayrıntılı olarak yiv ve setlerin ölçümlerinin nasıl yapıldığı, mermi çekirdeği çapının nasıl tespit edileceği açıklanmıştır. Aynı zamanda mermi çekirdeğinin şekil ve tiplerinin üreticilere göre gösterdikleri değişikliklere de değinilmiştir.

B-Balistiğin Bilim Olarak Gelişmesi:
1900’lerin ilk yıllarında balistik bilimi, mermi çekirdekleri ve mermi kovanlarının bir silaha bağlanabileceği veya belirli bir silahtan atılmış olabileceğini ortaya koyabilecek bir noktaya ulaşmıştır.

*Brownsville, Texas ayaklanması (1907): 1907’de Texas Brownsville’de Amerikan ordusunun bir piyade alayının çıkardığı ayaklanmadan sonra, elde edilen bazı mermi çekirdekleri ile birlikte 30 kalibre tüfeklerden atılmış 39 kovan ve olayda kullanıldığından şüphelenilen tüfekler, Frankford Tophanesine tetkik edilmek üzere gönderilmiştir. Tophanedeki personel tarafından yapılan incelemede, hazne arka yüzünün mermi kovanlarında meydana getirdiği izlerin benzerliğine dayanılarak, 33 kovanın şüphe edilen tüfeklerden dördü tarafından atıldığına karar verilmiştir. Olayda elde edilen diğer altı mermi kovanı ile teslim edilen diğer tüfekler arasında bir bağ kurulamamıştır. Mermi çekirdekleri hakkında da bir karara varılamamıştır.

*Paris, Fransa (1909–1923): Paris Üniversitesi’nde Adli Tıp profesörü olan V.Balthazard tarafından açıklanan bir yöntemde delil olarak gönderilen ve deney atışından elde edilen mermi çekirdekleri üzerindeki set izlerinin seri fotoğrafları alınıyor, sonra büyütülerek karşılaştırılıyordu. Balthazard aynı zamanda silahın iğnesi, fırlatıcısı, iticisi ve haznesinin arka yüzünün bıraktığı izlere ve onların karşılaştırılmasına dayanan fotoğraflar vasıtası ile mermi kovanın hangi silahtan atıldığını saptamıştır. Aynı yıllarda bu tür çalışmalar İngiltere’de Sir Sydney Smith, Hugh Pollard ve A.Lucas tarafından yapılmıştır.

*Newyork (1925): C.E.Waite, Philip O.Gravelle, John H.Fisher ve Calvin H.Goddard bir araya gelerek Bureau of Forensic Ballistics adında bir büro kurmuşlardır. Mermi çekirdeği ve mermi kovanı ayırımında mukayese mikroskobu kullanılmıştır. İlk defa uygulanan bu yöntem bugün bile kullanılan standart bir yöntem olarak kalmıştır. Bu büro, daha sonra namlunun içini inceleyen ve setlerin kıvrımını ölçmeye yarayan Helixometer’i geliştirmiştir. "Adli balistik" deyimi de o sıralarda Goddard tarafından kullanılmıştır. Goddard daha sonra laboratuarını Chicago’ya nakletmiş ve 1930 yılında Nortwestern Üniversitesinde Scientific Crime Detection Laboratory’ını kurmuştur.

Balistik bilimi hızla gelişerek günümüzde şu disiplinlere ayrılmıştır:

a) İç Balistik: Ateşli silahın tetiği çekildikten sonra mermi çekirdeğinin namlu ağzını terkedinceye kadar geçen sürede mermi kovanı ve mermi çekirdeğinin durumunu inceler. Balistiğin bu bölümü, kapsül, kapsül ateşlenmesi, barutlar, yanma hızı, yivler, yivlerin sayısı, hazne, namlu boyutları ve hızla ilgilenir.
b) Dış Balistik: Mermi çekirdeğinin namlu ağzından çıktıktan sonra hedefe çarpıncaya kadar geçen zaman içerisinde havanın direnci, mermi çekirdeğinin yer çekimi etkisinde kalması, yere düşüşü, sürüklenişi ve dengesi ile ilgilenir.
c) Terminal Balistik: Mermi çekirdeğinin hedefe çarptıktan sonra, duruncaya kadar yaptığı delme gücü, enerjisini çarptığı cisme iletmesi gibi etkilerle ile ilgilidir. d) Yara Balistiği: Terminal balistiğin bir parçası olup insan ve hayvanlarda meydana gelen yaralarla ilgilidir.
e) Adli Balistik: Ateşli silahlarda kullanılmış mermi çekirdekleri ve kovanların incelenmesi sonucunda belli bir silahtan atıldığını tespit ederek, olaya karışmış diğer silahların ayırımı ile uğraşır. Saçmaların ve barut artıklarının dağılışşeklinden, atış mesafesi tayinini yapar. Ateşli Silah Yaralarının Tespiti ve Laboratuar Yöntemlerindeki Bazı Gelişmeler:
*1878 yılında Prag'da Adli Tıp profösörü olan Hoffmann ateşli silahlarla yapılan bitişik atışlarda giriş yarasında yuvarlak bir boşluk oluştuğunu görmüş ve bitişik atışın tayini için çok önemli olan bu boşluğa "maden deliği" demiştir. Halen "Hoffmann boşluğu" olarak anılmaktadır. *1939 yılında Fransa'da V.Balthazard ateşli silah yaralarının özelliklerini tanımlamıştır.
*Ateşli silahı kimin kullandığını bulmak için, ateşli silah artıklarının araştırılması düşünülmüş ve bu amaçla 1933 yılında Gonzales Testi olarak
bilinen “Parafin Testi” geliştirilmiştir. *Mathews ise, 0.25gr. Diphenylbenzidin’in 100cc. %70’lik sülfirik asit içerisinde eritilmesi ile elde edilen bir solüsyon kullanmıştır. *Steinberg’in uyguladığı yöntemde aseton ile ıslatılmış pamuk svabların şüpheli ele sürülmesi ile barut artıklarının svaba geçmesi sağlanmıştır. *Barut artıklarının aranmasında daha etkili ve özellikli olan bir yöntem de, Griess yöntemidir. Griess reaktifi kullanılarak spektroskopik yöntemle niceleyici nitrit tayini yapılmıştır.
*Harrison ve Gilroy Testi; Artıkların toplanması ve testte kullanılan bileşikler bakımından parafin testinden değişiklik gösterir.
*E.P.Martin ve F.Sturzinger 1974 yılında elde bulunma ihtimali olan atış artıklarının alkol veya sulandırılmış nitrik asitle ıslatılmış hidrofil tipte bir pamuk parçası ile alıp kurşun, bakır, baryum, antimon gibi elementleri sürüm spektrografisi ile tespit etmeye çalışarak, şüpheli kişilerin ellerinde adam öldürme delillerini bulmak için bir yöntem ileri sürmüşlerdir.
*K.K.S.Pillay1974 yılında film tabakası haline getirilmiş saf selülözü barut veya ateşli silah artıkları bulunması muhtemel yüzeylere tatbik ederek bu numunelerde nötron aktivasyon analizi ile baryum, antimon ve bakır’ın eser miktarlarını aramışlardır.
*Ateşli silah patlama ürünlerini aramak için kullanılan bir diğer yöntem de alevsiz atomik absorbsiyon spektrofotometri yöntemidir.
*Steinberg ve arkadaşları, ateş edenin ellerinde bulunabilecek nitrit iyonlarını spektrofotometrik yöntemlerle incelemişlerdir.
*Giysilerde metallerin tayini için kurşun elementinin tesbitine yarayan sodyum rodizonat testi uygulanmýştır.
*Fotolüminesans tekniği özellikle antimon araştırmalarında yararlıdır.
*J.L.Booker, dumansız barut ve artıklarının tespiti için ince tabaka kromotografisiyle barut artıklarının ayırma ve görüntüleme yöntemlerini tanımlamıştır.
*Yapılan araştırmalar sonunda ateşli silah artıklarının tespiti için gaz kromotografisi ile kütle spektrofotometrisinin birleştirilebileceği görüşü de ileri sürülmüştür.
*S.S.Krishnan, eldeki ateşli silah artıklarından kurşunu, atomik absorbsiyon, spektrometri ile, baryum ve antimonu ise nötron aktivasyon analizi ile kantitatif olarak tayin edecek şekilde iki yöntemi bir arada kullanmıştır. Bu yöntemle ateş eden bir el, ateş etmeyen bir elden ayrılmıştır.
*V.R.Matricardi ve J.W.Kilty ateşli silah artıkları patlama ürünlerini tayin etmede, kapsül bileşiminde bulunan baryum, antimon, kurşun gibi elementlerin miktarlarını tespit etmenin bir sorun olduğuna değinerek, bu elementlerin her birinin ayrı ayrı elde edilebileceği bir test tanımlamışlardır. Bu test scanning elektron mikroskop ve onunla birlikte X ışını analizinden ibarettir.
Balistik ve ateşli silah yaraları ile ilgili olarak yüz yılımızda gerçekleşen sayısız araştırma ve yeniliklerin kapsamı bu yazının sınırlarını aşmaktadır. Günümüzde multidisipliner bir çalışma alanı olan adli balistiğin temellerinin bilinmesi, ateşli silahlarla ilgili yaraların doğru bir şekilde yorumlanmasını sağlamaktadır.

Derleme yazıdır. Tabancatufek.com forumu için hazırlanmıştır.
 
Alıntı

#2
Aşağıdaki linkte derlitoplu, harika bir balistik tablo bulabilirsiniz, tam anlamıyla matematik...

http://www.bodyarmorcompany.com/ballisti...ml#NIJnorm


Notasyon:

1 .22 Magnum 40 gr. JHP (1209 FPS / 369 MPS)
2 .32 ACP 60 gr. Silvertip JHP (936 FPS / 285 MPS)
3 .380 ACP 95 gr. FMC (902 FPS / 275 MPS)
4 .38 Special 125 gr. Nyclad SWHP (1009 FPS / 308 MPS)
5 .38 Special +P 110 gr. JHP (1049 FPS / 320 MPS)
6 .38 Special +P 140 gr. JHP (869 FPS / 265 MPS)
7 9mm 124 gr. FMC (1173 FPS / 358 MPS)*
8 9mm 125 gr. JSP (1121 FPS / 342 MPS)
9 9mm 147 gr. Black Talon (1010 FPS / 308 MPS)
10 9mm 147 gr. Golden Saber (1083 FPS / 330 MPS)
11 9mm 147 gr. Hydra Shok (1011 FPS / 308 MPS)
12 .357 Magnum 158 gr. JSP (1308 FPS / 399 MPS)*
13 .357 Magnum 110 gr. JHP (1292 FPS / 394 MPS)
14 .357 Magnum 125 gr. JHP (1335 FPS / 407 MPS)
15 .40 Caliber 180 gr. FMJTC (992 FPS / 302 MPS)
16 .40 Caliber 170 gr. FMJTC (1095 FPS / 334 MPS)
17 10mm 155 gr. FMJTC (1024 FPS / 312 MPS)
18 10mm 170 gr. JHP (1137 FPS / 347 MPS)
19 .41 Magnum 210 gr. LSWC (1141 FPS / 348 MPS)
20 .44 Magnum 240 gr. LFP (1017 FPS / 310 MPS)
21 .45 Long Colt 250 gr. LRN (778 FPS / 237 MPS)
22 .45 ACP 230 gr. FMJ (826 FPS / 252 MPS)
23 12 ga. 00 Buck (9 pellet) (1063 FPS / 324 MPS)
24 9mm 124 gr. FMJ (1215 FPS / 370 MPS)*
25 9mm 115 gr. Silvertip JHP (1252 FPS / 382 MPS)
26 9mm 124 gr. Starfire JHP (1174 FPS / 358 MPS)
27 .357 Magnum 158 gr. JSP (1453 FPS / 443 MPS)*
28 .357 Magnum 145 gr. Silvertip JHP (1371 FPS / 418 MPS)
29 .357 Magnum 125 gr. JHP (1428 FPS / 435 MPS)
30 10 mm 175 gr. Silvertip JHP (1246 FPS / 380 MPS)
31 .41 Magnum 210 gr. JSP (1322 FPS / 403 MPS)
32 .44 Magnum 240 gr. SJHP (1270 FPS / 387 MPS)
33 9mm 124 gr. FMJ (1440 FPS / 439 MPS)*
34 9mm 115 gr. FMJ Israeli (1499 FPS / 457 MPS)
35 9mm 123 gr. FMJ Geco (1372 FPS / 418 MPS)
36 9mm 124 gr. FMJ Cavim (1259 FPS / 384 MPS)
37 .44 Magnum 240 gr. LSWC (1448 FPS / 441 MPS)*
38 .44 Magnum 240 gr. HSP (1320 FPS / 402 MPS)
39 12 ga. 1 oz. Rifled Slug (1290 FPS / 393 MPS)
40 12 ga. 1 oz. Rifle Slug (1254 FPS / 382 MPS)
* NIJ certification round when used in concert with the NFCAS sternum plate.

Bullet Abbreviations ( KISALTMALAR ) :

FMC/J-Full Metal Case/ Full metal Jacket
FMJTC-Full Metal Jacket Truncated Cone
HSP-Hollow Soft Point
LRB-Lead Round Ball
LRN- Lead Round Nose
LSWC-Lead Semi-Wadcutter
JHP- Jacketed Hollow Point
JSP- Jacketed Soft Point
LFP- Lead Flat Point
SJHP- Semi-Jacketed Hollow Point
SWHP- Semi-Wadcutter Hollow Point



[Resim: ammo.jpg]


Eklenti Dosyaları Resim(ler)
   
 
Alıntı

#3
Aşağıdaki linkte güzel bir mühimmat listesi ve enerji, hız, sinonimleri gibi değerleri veren bir tablo bulabilirsiniz...

http://www.aosurplus.com/ammo_chart.htm
 
Alıntı

#4
İlk defa bu işleri öğrenirken toylukla sorduğumuza sorulardan bıkan öğretici o bezginlikle "Ne kurcalayıp duruyorsunuz,atıyosunuz gidiyor işte" demişti.Yaşam felsefemdir Smile
 
Alıntı

#5
Sn.StarVuk,
Hocam yanlışım varsa düzeltin ama balistik yeleklerle uğraştığım bir dönem, seviye IIIA yeleklerin .357sig hele hele de 12ga. tek kurşuna pek dayanıklı olmadıklarını öğrenmiştim.
Hatta orada .44, ve diğer büyük kalibreler de mevcut ancak en ilkel mantıkla ceketli mermilere yüzey/kuvvet denklemi kuracak olursak .45auto gibi durdurucu kalibreler dışında 9 para. üzeri tüm kalibreler Kevlar yada PE tüm seviye IIIA yelekleri delecektir gibi düşünüyorum ama emin değilim tabii ki.
Saygılar,
TT
 
Alıntı

#6
Sayın TT,
Zor yerden sordun, ben sustum. Yani hemen bakındım nete ama anlamak için de işi bilmek lazım.
Onun için bu güzel soruya cevap verecek bi arkadaşımız aydınlatırsa çok iyi olur diye düşünüyorum...
Saygılar
 
Alıntı

#7
Sn.StarVuk hocam,
Elbette ben de sadece alıp sattığım için testlerde kullanılan mermi türlerine göre yorum yaptım ancak .357sig ve 12.ga tek kurşunun daha yüksek balistik derecelerdeki koruma camlarına ettikleri eziyeti gördükten sonra kesine yakın bir yorum yaptım.
Ancak bir abimiz konu mankeni üzerinde denemişti bu yeleklerden birini Smile
Sonuçlar olumluydu ancak kalibrelerden 9mm ve .45auto dışındakileri şu an hatırlamıyorum.
O yüzden de bence o tablo sıkıntılı Big Grin
Mazallah güvenir giyeriz yeleği; kevgir olmasın sonra birileri. Ha Allah korusun da bir şey olur da yaralanırlarsa kafamızda paralarlar yelekleri, sizin tabloya güvenip Big Grin
Saygılar,
TT
 
Alıntı

#8
turan tactical demiş ki:... kevgir olmasın sonra birileri...
TT

o zaman mesele zaten kapanmıştır, bişey olmaz Sayın TT... Big Grin Rolleyes
 
Alıntı

#9
Yelek konusunda, mermi yeleği geçmese bile, ardındaki yumuşak dokuya gelecek darbeden dolayı oluşma riski olan doku hasarını ve iç kanamayı da dikkate almakta fayda var. Misal, bir kevlar yelek brenneke 12Ga tek kurşunu durdurabilir, ama ardındaki iç organlarda iç kanamadan ve blunt travmadan dolayı hasar yine öldürücü olabilir.
Ayrıca FMJ veya JHP, SP'de yelek tarafından dururulabilir bir kalibrenin, (örn. 9mmPara) biraz daha sivri uçlu veya çelik penetratörlü bir çekirdek ile yeleği rahatça geçtiği de bilinen bir gerçektir.
2 kuruşluk bilgi eklemek istedim, umarım yanlış algılanmaz. Saygılarımla..
 
Alıntı

#10
ben bir kurusluk bir örnek vermek isterim.babamin bir tanidigi üstünde kursun gecirmek yelek oldugu halde 4-5 metreden sirt bölgesinde kalbe yakin yerden iki mermi almisti.mermi yelekte kalmis.adam kurtuldu.olaydan sonra babam kisinin sirtina bakmis.anlattigina göre 4-5 cm capinda koyu morluklar olusmus.adammin dedigine göre mermi sanki balyozla vurulma etkisi yapmis.
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi