Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 2 Oy - 3 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
MILLI TABANCA
Savaş için üretilen bir silahta dizaynın özgünlüğü değil fonksiyonelliği, kalitesi tartışılmalı. Malum; ambargoyu yiyince orjinal parçaları yollamıyorlar. (Bkz Kıbrıs Savaşı)
 
Alıntı

(20-01-2015, 01:28 PM)yalvali demiş ki: Savaş için üretilen bir silahta dizaynın özgünlüğü değil fonksiyonelliği, kalitesi tartışılmalı.

+ 1.

Halihazırda zaten her konsepte uygun klon da olsa pek çok model üreten bir hafif yerli sanayii var. Mevcut modellerin geliştirilmesi hem dar zamanda ihtiyacımızı rahat rahat karşılar, hem de geniş zamanda memlekette istihdam ve katma değer üretir. Ama gel de bunu karar verici konumda olanlara anlat...
 
Alıntı

"Milli" eklemesini bilerek yapıyorlar. Milli olunca harcama denetimi ortadan kalkıyor. Milli silah yapıyoruz diyerek kaynakları gereksizce harcama yetkisi de geliyor. Bunu millet ulusal güvenlikle ilgili, olmazsa olmaz olarak algılıyor. Arkasından sınırsız harcama geliyor. Sonuçta milli diye bir hikaye uydurulunca, başarısızlık, zaman kaybı hep geride kalıyor. Birisi deseki "Bu mesele milliyse, 5 yıl geçti işi bitiremediniz ben de sizi sülalenizle birlikte ulusal güvenliği riske atmaktan yargılayacağım" işin rengi ortaya çıkar.

Milli demeden yapsanız ne olacak mesela? Tamamen sağlam bir tabanca ürettik, adına da milli demedik. ne olacak? Silaha leke mi gelir, tutukluk mu yapar?

 
Alıntı


Özelleştirmeyi pek de sevimli bulmayan ben bile, bir başka sektördeki "milli" temsilcimizin icraatlarından sonra özelleştirmeye sıcak bakmaya, devletin sadece kontrollük hizmeti vermesi gerektiğini düşünmeye başladım.

Saygılarımla.
 
Alıntı

MKE Kurumu Ağaçlandırma Çim ve Çiçek Yetiştirme Esas.Yönergesi'ni inceliyorum. Herkese tavsiye ederim.
http://www.mkek.gov.tr/tr/Icerik.aspx?ID=74
 
Alıntı

Sn Mirgün akşam akşam sesli güldüm sayenizde Smile Allah'da sizi güldürsün ne diyim Smile
 
Alıntı

Hali hazırda bir milli tabanca var zaten.Her ne kadar tasarımı hakkında etkilenme iddiaları olsa da Killigil tabancası prototip olarak mevcut.Hani çıksa bir yerli üretici seri üretime geçse hallice bir satış yapılır.

Hatta ihaleye girse ihaleyi de kazanır!!! Modern gereksinimleri karşılayabilir mi?İşte o sorunun cevabının evet olmayacağını tahmin edebiliyorum.Bir tasarımın mükemmelliği amaca uygunluktur.Amacın ve isterlerin doğru belirlenmediği bir dünyada eğer tek kıstas millilik ise pek tabii ihaleyi Nuri Killigil tabancası kazanır.

Fakat bu BHP'nin Belçika için yapılan tabanca ihalesini kazanması 1911'in yeniden birleşik devletler ordusunun kullanımına girmesi gibi bir şey olur.

İşin şakası bir yana nostaljik ve romantik saiklerle Nuri Killigil tabancasının üretilebileceğini düşünüyorum.Sig P 210 gibi koleksiyon maksadı ile üretilebilir mesela.
 
Alıntı

(21-01-2015, 11:55 AM)madenci08 demiş ki: Hali hazırda bir milli tabanca var zaten.Her ne kadar tasarımı hakkında etkilenme iddiaları olsa da Killigil tabancası prototip olarak mevcut.Hani çıksa bir yerli üretici seri üretime geçse hallice bir satış yapılır.

Hatta ihaleye girse ihaleyi de kazanır!!! Modern gereksinimleri karşılayabilir mi?İşte o sorunun cevabının evet olmayacağını tahmin edebiliyorum.Bir tasarımın mükemmelliği amaca uygunluktur.Amacın ve isterlerin doğru belirlenmediği bir dünyada eğer tek kıstas millilik ise pek tabii ihaleyi Nuri Killigil tabancası kazanır.

Fakat bu BHP'nin Belçika için yapılan tabanca ihalesini kazanması 1911'in yeniden birleşik devletler ordusunun kullanımına girmesi gibi bir şey olur.

İşin şakası bir yana nostaljik ve romantik saiklerle Nuri Killigil tabancasının üretilebileceğini düşünüyorum.Sig P 210 gibi koleksiyon maksadı ile üretilebilir mesela.

Sayın Madenci08,

Nuri Killigil ve Vecihi Hürkuş gibi 'Hızlı, Kolay ama Pahalı Muhasırlaşmak' bunu yaparkende Batıya yüzümüzü değil başka cenahlarımızı dönmek anlayışına kimi zaman canıyla kimi zaman Tüm emek ve hayatıyla kurban verdiğimiz değerlerimiz olabildiğini hatırlattığınız için teşekkür ederim.

En azından Kimdi bu Nuri Killigil ? ne yapmıştı ? deyip 'Google' lanabiliyor.

Benim gibi yazınızı okuduktan sonra merak edip bakanlar zahmete girmesinler diye buyurun Killigil Tabancası, teknik özelliklerine inemedik ;

[Resim: r8uhdd.jpg]

Saygılar
 
Alıntı

Nuri Kiiligil'in üretmiş olduğu iki tabanca var.Biri sizin ve benim bahsettiğimiz yalnızca prototipi olan ve Polonya patent idaresince patentli olan tabanca.Diğeri ise 9X17 çap mermi atan seri üretime geçmiş olan tabanca.

http://silahsever.com/forum/viewtopic.php?f=31&t=43

Konu hakkında Sn strongarmın bir yazısı var.

http://www.trmilitary.com/viewtopic.php?f=11&t=1470

Bahse konu tabancanın Lehçe patent belgesi.Silahın teknik resimleri bulunmaktadır.

http://pubserv.uprp.pl/PublicationServer...1813B1.pdf

Sn strongarmın yazısının silahın patent belgesine göre teknik değerlendirmesini yaptığı kısım:

Alıntı: Patentin tetkikinde, 1930 yılları için, gerçekten şaşırtıcı olan hayli özellik müşahede edilmektedir;

- Tabanca "Alçalan Namlu" kilit sisteminde çalışmaktadır. Ancak bu alışılmış Browning "Tilted Barrel" sistemi değildir. İlle
de Amerikanca bir tabir gerekiyorsa, yapılanmaya "Elevated Barrel" tanımı yakıştırılabilir. Zira, sürgüye üstten kilitli olan
namlu, ön ve arkada her iki tarafta, toplam dört kılavuz ve bunların çok kısa bir geri hareket sonrası temasla aşağı
yönlendirildiği, gövde üstündeki karşı dört yuva ile kilitten kurtulmakta, sırası geldiğinde, tersi işlemle kilitlenmektedir.

- Namlu/Sürgü Kilitlenmesi için, bugün çok revaçta olan ve 220 serisi SIG/Sauerlerde görülmeğe başlandığında, sanki
bir ilkmiş tezahürleriyle karşılanan, esasında, İngiliz Whiting tarafından 1911 Webley-Scott Modellerinde ortaya konmuş
ve Fransız M35 S tabancalarında uygulaması geliştirilerek devam etmiş görünen, "Kovan atma açıklığı ve Namlu yatağı
dışı üstü ön yüzü çakışması kullanılmıştır. Tabanca patentinin 1927 müracaat tarihi göz önüne alındığı ve Fransız M 35
Modellerinin başlangıcının 1935 yılı olduğu düşünülürse, o zaman için ne ölçüde önemli bir yeniliğin konu edildiği daha
iyi anlaşılacaktır.

- Tabancanın ateşleme düzeni için, "İğne Vuruşu", tetikle bağlantısı için "Tek Hareketli" bir sistem düşünülmüştür. Her
atış sonrası otomatik çalışmayı önleyecek yapılanmada, "Vurkaç" bir bağlantı kesici düzeni konulmuştur. Yani, tetik, atış
sonrası, sürgü yerine kapanmadan yeniden çekilebilecek olsa, iğne vuruşu gerçekleşebilecektir. Ancak, hiç bir insan elinin
bu sürate erişemiyeceği gerçeğinden hareketle, sistemin çalışma hatası vermeyeceğini söylemek mümkündür.

Ateşleme İğnesi ve Tetik Kolu için, populer hiç bir örneği olmayan, adeta, bir kerpeten veya pens gibi, geri giden iğne
ayağını yükselerek rapteden ve tetik çekişi ile açılarak serbest bırakan bir yapılanma düşünülmüştür. Sistemin çok müsbet
tarafı, bağlantının, darbe etkilerine karşı, takılma dişi serbest bırakma yönünde tetik çekilmedikçe bloke edilmiş oluşudur.
Buna göre, Günümüz Glock, Steyr, Walther P 99 tabancalarında görülen, bu güvenlik düzeni, çok önceden, 1927 yılında
bu tabancada tatbikat bulmuştur.

- Tabanca çift sıralı şarjör kullanmaktadır. Gerçi, Browning'in M35 HP Prototip patenti, 1927de, yani, bu tabancanın ilk
tescil müracaatı senesinde yayınlanmış, ondan çok daha önceleri, 1906 Modeli Savage tabancaları bu tür şarjörleri uzun
yıllar üretmişlerse de, 9mm Parabellum çapta ilklerden olduğu inkar götürmez bir gerçektir.

- Tabanca, tırnağı, aynı zamanda, "Namlu Dolu Göstergesi" olarak da kullanılmaktadır. Mamafih, uygulama, bugünkü ile
tam tersi yönde, yani, tırnak dıştan çıkıntı vermez durumda atım yatağının yüklü olduğunu işaret eder durumdadır.

- Sahra sökümü olarak, aynen Steyr M1911 yaklaşımı seçilmiştir. Sürgünün sökülmesi için, irca yayının ön kılavuzunu
gövdeye bağlayan ince çelik bir lamanın tesbit yayına basılarak dışarı alınması gerekmektedir. Ancak, sürgünün, gövde
üzerinden dışarı çekilmesi, bu konsepti ilk kullanan Colt 1905 gibi arka taraftan değil, arka kılavuzun önce geri çekilip
yuvasından dışarı alınması, sonradan, sürgü arkasının yukarı kaldırılarak, Walther Modellerinde olduğu gibi önden dışarı
alınmasıyla, tehlikesiz biçimde gerçeleştirilmektedir.

- Tabancanın Ateşleme İğnesi giriş kapağı, iğne anayayından aldığı güçle konumunu koruyan ve dikey hareketle kademeli
olarak ayarlanabilen bir "Gez" olarak da görev yapmaktadır. Bu yapılanma da son derece dikkat çekici bir ilktir.

- Silahın şarjörü, patent çizimlerinden yeteri kadar anlaşılamamasına rağmen, muhtemelen, son atışı takiben, kendiliğinden
dışarı atılmaktadır.

- Hareketli aksam sayısı, bugünün övünç metaı plastik tabancalarla rahatça kıyaslanabilecek kedar azdır.


Nuri Paşa, 1930'lu yılların başında elinde tuttuğu bu tasarımı, neden kurduğu silah fabrikalarında imalata almamış, yerine
düşük güçlü, basit bir tabancayı tercih etmiştir, bu konuda çok fikir ileri sürülebilir. Ancak inkar edilemiyecek olan husus,
patentini Polonya'da aldığı bu tabancanın, o günün şartlarında, yani, Luger'in pahalı yapılanmasının, hala onu imallattan
alamadığı zamanlarda, üretilmiş olması halinde, bugünün bilinen, populer tabancalarından biri olabileceğidir.

Milli değerlerimize sahip olmak, onları anlayıp iyi değerlendirmekle mümkündür. Kendimiz üretemiyorsak, müsbet yönlerini
gördüğümüz üretilmişleri, ondan feyzalarak daha ileri götüreceklere faydalı olması için araştırıp ortaya çıkarmalı, bizim için
çalışan, kendilerinden çok başkalarının iyiliği için çabalayan bu aziz insanlara bir vefa borcu olarak anlaşılır hale getirmeliyiz.
Müzeye bağışlandığından bu yana geçen üç çeyrek asırlık süredir etrafında dolaşıp seyretmekten başka bir şey yapılmayan
bu eseri ve benzer diğerlerini bizlere kazandıran büyük insanara en azından yapabileceğimiz bunlar olmalıdır.

Saygılar.


Nuri paşanın geri planda kalmış olsa da önemli bir askeri geçmişi vardır.Hakkında yazılmış ve benim satın alıp daha okuyamadığım Nuri paşa isimli Ötüken yayınevi basımlı bir kitap bulunmaktadır.Hatta dün dolaptan çıkardım resimlere bakarken bu tabanca aklıma geldi.


 
Alıntı

Bağlantı problemi yaşadığım mesajı düzenleyip ekleyemedim.Nuri Paşa :

http://www.dr.com.tr/kitap/nuri-pasa/nej...0000424483
 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi