Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 2 Oy - 5 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
NEDEN BİREYSEL SİLAHLANMA
Ben de bireysel silahlanmaya karar verdim Smile
 
Alıntı

Çok güzel bir video tarzancamla zor anladım. Keşke Türkçe'ye çevirip bir alt yazı hazırlayabilsek.
 
Alıntı

Sn. Ustadim,
İlerde kullanilmak uzere, arsive alindi.

Selamlar, saygilar.
 
Alıntı

Ciddi bir sorun olmazsa ben yarın çevirisini tamamlarım Sn Ecorotti. Elimizde bulunur ve paylaşırım.

Saygılar,

Volkan
 
Alıntı

(28-09-2012, 08:58 PM)waffenliebe demiş ki: Ciddi bir sorun olmazsa ben yarın çevirisini tamamlarım Sn Ecorotti. Elimizde bulunur ve paylaşırım.

Saygılar,

Volkan

Hatta kullanilmaya bile baslandi Smile
 
Alıntı

1-Can güvenliği.
2-Caydırıcılık.
3-Benim için,saatten,yüzükten,tesbihten hatta çakıdan daha güzel bir aksesuar.(Tabanca)
4-Mekanik sevgisi.
5-Silah severlerle muhabbet konusu olduğu için.
6-Avlanmak için.
7-Odamın en değerli mobilyası ve süsü olduğu için.(Tüfek)
8-Temizlemek için.
9-Bireysel silahlanma konusunda muassır medeniyet seviyesindeki ülkelerden geri kalmamak için.
10-Gerçekten asker millet olmak için bireysel silahlanma.
Herkese saygılar,selamlar.
 
Alıntı

Sn. ecorotti,

Aynı şeklide bende sizin gibi düşündüm.
Kimi zaman çok yararlı olacağına inandığım videolara rastlıyorum ve Türkçe olup daha fazla kesime ulaşmasını arzuluyorum.

En nihayetinde yabancı bir dili bilmek gibi zorunluluğu yok kimsenin.

Özellikle hazırlanmış videoların üzerine alt yazı eklemeye yarayan bir program var mı emin değilim,kullanımı kolay ve kullanışlı birşey olursa epey işe yarar

 
Alıntı

[Resim: 406427_10151163838052920_682409967_n.jpg]
 
Alıntı

(28-09-2012, 08:58 PM)waffenliebe demiş ki: Ciddi bir sorun olmazsa ben yarın çevirisini tamamlarım Sn Ecorotti. Elimizde bulunur ve paylaşırım.

Saygılar,

Volkan

Yeniden selamlar.

Yarın bir sözleşme çevirisi geleceğini öğrendiğim için akşamdan çeviriyi tamamlamak istedim. Tüm gün çeviri yaptığım için artık kulaklar ve kafa çok yorgun durumda. O nedenle ufak hatalarım olduysa affınızı dilerim. Ancak yarına kalsaydı iş yoğunluğum izin vermeyecekti.

Saygılar,

Volkan

Sözlü anlatımın çevirisi

Birleşik Devletler Anayasası?nın İlk maddesi
17 Aralık 1791
Haklar Bildirgesi
İnsanların kendilerini yönetmeleri fikri emsalsizdi. Hiçbir modeli veya fikri temel almadılar, ilk defa halk kanuna dahil oldu, İnsan Hakları sadece hükümetin verdiği haklar değildi. Bu teklifin ortaya konulması çok önemliydi, nitekim bu haklar bir daha ellerinden alınamaması ön görüsü ile ele alınmışlardı. İkinci Anayasa Maddesi.

"İyi düzenlenmiş bir milis gücü özgür bir devletin güvenliği için vazgeçilmezdir, insanların silah bulundurma ve taşıma hakları çiğnenmemelidir."
ABD Anayasası İkinci Maddesi


"1 silahlı adam 100 tane silahsız adamı kontrol edebilir."
Vladimir Lenin, Rusya Komünist Partisi Kurucusu


"Politik güç bir silahın namlusundan büyür."
Başkan Mao Tse-tung ? Çin Diktatörü


"Tarih öğretmiştir ki hedeflerindeki ırkların silah taşımasına izin veren tüm fatihler kendi batışlarını hazırlamışlardır."
Adolf Hitler ? Nazi Diktatörü


Defalarca ve defalarca tarih kendini tekrarlamıştır. Silahsız medeniyetler diktatör liderlere yenik düşmüşlerdir.


Güç dengesinin insanların elinde kalmasını garantiye almak için ikinci anayasa maddesinin yaratıcıları 16 kelime ve 1 cümle kullanmışlardır. Özgürlüğümüzü daim kılmak ve politik grupların kontrolünden, baskıcı dini organizasyonlardan veya kötü eğilimli hükümetlerden korumak için.
Bu dikkatlice seçilmiş 16 kelimenin hiçbirisi sıra dışı değildiler. Cümle geleceği hedef alıyordu ve son derece açıktı. Ortada vatandaşların taşıyabilecekleri silahların cinsi ile ilgili bir sınırlama veya yasaklama yoktu. Bir silah kontrolü vurgusu yoktu. Sportif kullanım veya askeri kullanım ayrımı yoktu. Tabanca, av tüfeği, yivli tüfek veya o anda hayal bile edilemeyen silahlara ilişkin bir dil kullanılmamıştı. İkinci anayasa maddesinin hedefi belirsizdi. Ayrıcalıklıların değil, halkın silah bulundurma ve taşıma hakkı. 200 yıldır bu 16 kelimenin hedefi desteklenmektedir.


Her Amerikalının ikinci anayasa maddesi hakkında bilmesi gereken 6 konu vardır;


1) Bu yasanın yaratıcıları Tanrı'ya inanıyorlardı. Özgürlük konusunda dini açıdan da baktılar. Onların inancına göre kendini koruma hakkı, hükümetlerin kurulmasından çok önceden beri var olan ve Tanrı tarafından verilmiş bir haktı. Kendini korumaya dönük dokümanlar bu yasadan yaklaşık 2000 yıl daha yaşlıydılar. Kendini vahşi zararlardan koruma ve öz savunma hakkının referansı İncil'de Exodus 22:2'de idi. Tevrat?ta bir madde (Tractate Sanhedrin, 72a) der ki "Birisi seni öldürmeye gelirse hızlı davran ve onu öldür." Roma Katolik Doktrini de konuya değinmiştir. "Kendi hayatını savunan bir kişi cinayetten suçlanamaz, hatta saldırganı ile anlaşmaya zorlansa bile." Cathechism ? St Thomas Aquinas. Protestan din bilim uzmanı Samuel Rutherford 1644 tarihli Lex-Rex adlı eserinde der ki "hiçbir kral veya sivil kuvvet bir adamdan veya topluluktan doğuştan verilen bir hak olan öz savunma hakkını alamaz.". Bu yasadan 15 yıl önce yazılmış olan Bağımsızlık Bildirgesinde bile açıkça yer almaktadır ki "Tüm insanlara bazı kesinlikle temlik edilemez haklar bahşedilmiştir ve kurulan hükümetler de bunları korumak için yaratılırlar." Dilbilgisi açısından temlik edilemez kısmı önemlidir çünkü anlamı "devredilemeyen ve alınamayan"dır.


2) İnsanların silah bulundurma ve taşıma hakkı ihlal edilemez. Bu yasanın dili sonraki hükümetlerin insanların hakkını ihlal etmesini yasaklamaktadır. Bu yasa da tıpkı birinci ekin insanların dini inanış ve konuşma ve yayın hakkını koruduğu gibi insanların hakkını korumaktadır. Önceki Teksas Meclis Üyesi Suzanna Hupp ihlali ilk elden bilmektedir. Kendisinin ebeveynleri bir Teksas kafeteryasında silahlı birince vurulmuşlardır. Kendisinin sözleri "Teksas'taki silah yasalarının tek yaptığı şey beni ve benim gibi insanları kendilerini ve ailelerini koruyabilir kılmaktır?. Teksas'taki ateşli silah taşımayı yasaklayan yasaya göre Bayan Hupp'ın ailesinin kendisini koruyabilecek olan silahları arabada kalmıştı. Kendisi demektedir ki "Buradan düşüneceğiniz gibi deli birisine sinirli değildim. Ben Meclis üyelerine sinirliydim, çünkü benim ailemi korumamı sağlayacak yasa konusunda hatalı davranmışlardı."


3) "İyi düzenlenmiş bir milis gücü özgür bir devletin güvenliği için vazgeçilmezdir." Üçüncü gerçek iyi düzenlenmiş bir milis gücüdür. İnsanların milis gücü oluşturması hakları kurucular tarafından sorgulanmamıştır. Alexander Hamilton 78 numaralı federalist belgede demiştir ki "Bir hükümet aşırı güç uygulayarak ve tiran haline gelerek halka ihanet ettiğinde insanların kendi doğal hakları olan öz savunma haklarını kullanmaktan ve hükümet ile savaşmaktan başka şansları yoktur". 46 numaralı federalist belgede haklar bildirgesinin babası James Madison savunmaktadır ki "Kesin otorite insanlardadır ve eğer federal hükümet aşırı güçlenirse ve otoritesinin önü alınamazsa insanlar dayanma planları geliştirmek ve silaha davranmak durumundadırlar". Bazıları şimdiki ulusal muhafızları iyi düzenlenmiş milis olarak değerlendirir. Fakat kurucular küçük ulusal orduları kastetmişlerdir. Bazıları bu yasanın bu kısmının tamamen farklı bir anlamı olduğunu düşünmekteler (Bayan Hupp). Bu iyi organize edilmiş kısmı aslında iyi eğitilmiş, hazırlanmış ve disipline edilmiş sivil milisleri kastetmektedir. "(Bayan Hupp) Onlar sanıyorlar ki amaçlanan devletin ulusal muhafızları. Fakat onlar tarihi bilmiyorlar ve bu düşünceleri doğru değil." Bu madde 1791 yılında yürürlüğe girmiştir ve bundan 100 sene sonra ortaya çıkan İngilizce sözlüğünde iyi düzenlenmiş sıfatının karşılığı olarak düzgün ayarlanmış ve beklendiği gibi işleyen anlamı verilmiştir.


4) "iyi düzenlenmiş bir milis özgür bir devlet için vazgeçilmezdir" sözü son araştırmalara göre ulusal muhafızları kastetmemektedir. 18. Yüzyıl yasal dokümanları bir ön açıklama ile başlarlar. Bu kısım bir sınırlandırma için değil amacı açıklamak için olurdu. 1784 tarihli New Hampshire Anayasası da bir girizgah ile başlar, "Basın özgürlüğü bir devletteki özgürlüğün güvenliği için vazgeçilmezdir" gibi. Anayasanın da bir girizgahı vardır, "Daha mükemmel bir birlik kurmak için biz Birleşik Devletler insanları, iç huzuru sağlayan adaleti kurduk". Haklar bildirgesi de bir girizgaha sahiptir, "Anayasayı oturtma sürecindeki devletlerin anlaşmaları bir yanlış oluşumu veya gücünün kötüye kullanılmasını engellemek için daha fazla deklerasyonu ve yasaklayıcı yasanın madde edilmesine ilişkin bir arzuyu vurgular". Bu yasanın da girizgahı budur, "İyi düzenlenmiş bir milis gücü özgür bir devletin güvenliği için vazgeçilmezdir, insanların silah bulundurma ve taşıma hakları çiğnenmemelidir". Bayan Hupp demektedir ki "Bence bu yasa çok karanlıkta kalıyor. Bence onun bazı çok daha öncelikli anlamları var. Birincisi benim kendimi ve ailemi kötü adamlardan koruyabilmeme olanak sağlamasıdır. İkinci bir anlam olarak kurucuların ekledikleri ise bence bu ülkenin geleceği için hayati önemdedir. Bu ülkedeki herkesin kendisini tiranlaşmış bir hükümetten koruyabilmesi hakkı."


5) Devletler arasındaki savaştan önce bazı devletler köle olan veya özgürleşmiş olan siyah vatandaşların ateşli silah taşımasını yasadışı kabul etmişlerdi. 1857'de Yüksek Mahkeme kararına göre Afrikalı yerleşimciler vatandaşlığa alınamazlardı ve bu nedenle de silah taşıyamazlardı. Aslında silahlı köleler emirlere karşı gelme gücüne sahip olacaklardı. Trajik olarak yasanın yaratıcıları da kölelerin varlığını kabul etmişlerdi. Şu anda kölelik kaldırıldı. Tüm ırklardan tüm vatandaşlar bu yasanın sağladığı yasal korunma hakkının tadını çıkarabilirler.


6) Son 60 yıldır bu "iyi düzenlenmiş milis" kavramı mahkemelerce saldırıya maruz kalmaktadır. Bu hakimler silah bulundurma ve taşıma hakkının bireylerde olmadığını yorumlayarak hatalı yargılarda bulunmuşlardır. Milis kavramını ulusal muhafızlar olarak yorumlayarak hata yapmışlardır. Ancak iyi düzenlenmiş milis kavramı bu yasanın yazıldığı zamanlarda farklı bir anlama geliyordu. Bugün ise iyi düzenlenmiş kavramı hükümet düzenlemesine atfedilmektedir. Bu yasanın yazıldığı zamanlarda terimin açıklanmasına ihtiyaç duyulmamıştır. Kolonisel milisler 150 yıl kadar var olmuşlardır. Her yetişkin erkeğin katılması beklenmekte idi. Bu konuda yılda 6 kere rapor vermek bir görevinizdi. Eğer kendi ateşli silahınızı getiremiyorsanız milis kuvvetleri size bir tane sağlıyordu. Milisler çok iyi düzenlenmiş ve iyi organize edilmişlerdi. Silah sahibi olmanız sadece bir hak değildi, sizin görevinizdi. Her ne kadar anayasa Kongre?ye geçici bir ordu kurma ve bulundurma hakkı verse de, kurucular Devrimsel Savaş'ın ardından orduyu bulundurmaktan çekinmişlerdir. Bu yasa insanlara silah bulundurma ve taşıma hakkının verilmesi bir ordunun varlığının garanti altına alınması demekti. "İyi düzenlenmiş bir milis gücü özgür bir devletin güvenliği için vazgeçilmezdir" sözü insanlara ciddi bir güç vermişti. İkinci anayasa maddesi bu konuda oldukça spesifikti. Silah bulundurmak ve taşımak hakkı devletin değil vatandaşların hakkı idi. Günümüzde Yüksek Mahkeme de bu bakışı onaylamıştır. Silah bulundurmak ve taşımak hakkı bireylere aittir, devlete değil. Mahkemenin açıklamasına göre "Amerikalılar milis kuvvette görev yapmakla bağlantısız şekilde silah sahibi olma hakkında ve yasalara uygun şekilde evlerinde kendilerini korumak amacı ile kullanma hakkına geleneksel olarak sahiptirler". Kuşkusuz ki Yüksek Mahkeme kararı bir zaferdi. Mahkeme kararına göre öz savunma bir haktı ve bireylerin hakları ihlal edilemezdi, iyi düzenlenmiş milisin doğru yorumlanması. Ancak aynı mahkemenin diğer bazı kararları gerçekler ile çelişmekteydi. ?Tüm diğer haklar gibi ikinci madde de sınırsız değildir. Herhangi bir silahı herhangi bir yerde ve herhangi bir amaçla taşımak bir hak değildir?. Açık şekilde zıtlık sona ermemiştir. Kararlar birbirine ters düşmektedir. Görünüşe göre mahkeme gizli silah taşıma konusunda iki ağızlı konuşmaktadır. Alt mahkemeler de silah satışının yasaklanması konusunda bu yoldadırlar. Bu yasaklama konusundaki silahlar, alt mahkemeler hangisini olmasını istiyorsa o silahlardır. İkinci madde hakkındaki yan çizmeler sona ermekten uzak. Öncelikle biz insanlar bir karar vermeliyiz; temlik edilemeyen haklarımız mı yoksa Yüksek Mahkemenin kararları mı daha önemlidir?


Yani her Amerikalının bilmesi gereken şudur ki silah kontrolü yüzlerce yıldır var. Ancak silah kontrolü binlerce yıldır var olan hakların ihlali anlamına gelmektedir. Silah kontrolü bir grubun bir başka grup üzerine baskı kurması veya egemen olmasına kolaylık sağlamaktadır. Silah kontrolü genellikle mitlerle popülerize edilir. Bayan Hupp der ki "silah kontrolünde kullanılan mit, silah kontrolünün hayat kurtardığı mitidir. Bu ise kesinlikle doğru değildir. Silahları kontrol eden bir ülkede suç olmayacağına ilişkin bir mit vardır. Gizli taşınan silahların kaza oranlarını arttırdığına dair bir mit vardır ve bu da doğru değildir. Silahların kayıtlanması bana göre benim kendimi ve ailemi koruyamayacağıma dair bir ön belirtidir. Silahların kayıt altına alınması, suçluların elindeki silahları azaltma konusunda yeterli değildir. Bazı eyaletler silah kontrolünü yasaklar. Silah taşıyan vatandaşlar gerçekten korunmaktadırlar. Bir hakkınız varsa vardır, bunu ne şekilde kullanacağınızı bir başka yasa belirleyemez. "


Biz, kendini koruma konusunda temlik edilemez hakkı olan insanlar. Biz, devleti korumak için bireysel olarak silaha davranma hakkı olan insanlar. Biz, istediğimiz silahı edinme konusunda temlik edilemez hakkı olan insanlar. İkinci madde bu hakları korumaktadır. İkinci maddeye göre silah bulundurma ve taşıma hakkımız olması bize karar verme gücü vermektedir. Siz ve 2A, ABD için iyi olansınız.
 
Alıntı

(24-07-2012, 05:06 PM)orhancengizk demiş ki:
(24-07-2012, 04:46 PM)waffenliebe demiş ki: Sadece 4. maddedeki bıçak kısmı pek benlik değil. Bıçağa karşılık silah çekilmesi için çok sıkışıklıkta kalmış olmak lazım kanımca. Nitekim bıçaklı biri ile karşı karşıya kaldığınızda siz silahınızı çektiğinizde o da can havliyle bıçağı kesinlikle sallayacaktır. Ben silah yerine etrafımda vurabilecek bir sopa benzeri alet aramayı tercih ederdim. Nitekim silah çekersem ve adam ona rağmen üstüme gelmeye devam ederse kuvvetle muhtemel katil olurum.


Üstad bıçağı görünce; saldırganın silahı net olarak göreceği şekilde silaha elini atar ama silahı yerinden çekmezsin, saldırgan kuvvetle muhtemel şekilde duraksayacaktır, hamleye devam ederse, çekersin ama tetiğe dokunmazsın, saldırgan hala kararlı şekilde hamle yapmaya yeltenecek gibi ise bu durumdan sonra olayı kestirmek pek mümkün değil ama muhtemelen bu hareketleri yapan alkollü yada daha kötüsü haplanmıştır yada uçucu madde vs. kullanmıştır, bu durumda sopa filan da pek işe yaramayabilir. Ben olsam sopa aramaktansa, silah ile kafaya kafaya çalışırdım, bu durumda ateşli silah ile vurma değil, darp ile karşılık vermiş olursunuz. gene de olmadı o andan itibaren tetiği çekmek içinde bulunduğunuz duruma göre elzem hale gelebilir.

Allah hiçbir zaman bela ile karşı karşıya kalmayı nasip etmesin...

 
Alıntı

  


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi