Sitemize Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! Giriş Kayıt Ol





Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Meşru müdafaa ve orantılı savunma hakkında(?)
#7
(07-02-2018, 02:21 PM)karaca demiş ki: Sayın HCN, 

Hukukumuzda meşru müdafaa, uygulaması kısıtlı bir hükme dayanır. Yargıtay kararları da incelendiğinde, genelde hakimin takdirine bırakılmakla birlikte, Yargıtay'ın geniş yoruma müsade etmediği ve hatta silahlı olaylarda ateş edilen bölgeyi bile dikkate aldığı görülmektedir. Örnek bir Yargıtay kararının özetini aşağıda görebilirsiniz. Satırla saldıran şahsı tabancayla vurarak öldüren sanığın cezalandırılması yoluna gidildiğini göreceksiniz. Size tavsiyem, tehdit hissediyorsanız resmi mercilere başvurarak gerekli tedbirlerin alınmasını talep etmenizdir. 

Saygılarımla 
karaca 

Yargıtay Kararı Özeti:

T.C YARGITAY 
1.Ceza Dairesi 
Esas: 2004/ 1830 
Karar: 2004 / 3151 
Karar Tarihi: 28.09.2004

Kasten adam öldürme suçundan yapılan yargılama sonunda, sanıklar ve tanık beyanına göre, maktül ile sanıklar arasında daha önce meydana gelen ve kamu davalarına konu olmuş olaylar nedeniyle gerginlik bulunduğu, saldırgan bir kişiliğe sahip olan ve devamlı alkollü olarak dolaşıp sanıkların işlettiği birahanede satır gibi etkili bir kesici aleti teşhir edip etrafı ve sanıkları tedirgin eden maktülün olay gecesi bira satışının yasaklandığı bir saatte alkollü olarak birahaneye geldiği, bira istediği, olumsuz cevap alınca küfür ve tehdit ederek satırını çıkardığı ve yakındaki sanığa yaralama amacıyla hamle yaptığı, sanığın geri geri kaçarak isabet almadığı, maktülün saldırısına devam etmesi üzerine sanığın bira şişeleri arasında olduğunu bildiği diğer bir sanığa ait ruhsatsız tabancayı alarak, yasal savunma koşulları altında maktüle iki el ateş ettiği, sanık E'nin yaptığı atışlar ile maktülü daha etkisiz bölgelerinden vurarak saldırıyı engellemesi mümkün iken göbek altından ve sağ bacak diz üstünden isabet kaydettirdiği, maktülün barsak ve mezo yaralanması ve gelişen komplikasyonlardan öldüğü görülmüştür. Sanığın zaruret sınırını aşan bir karşı saldırıda bulunması nedeniyle TCK'nun 448, 50, 59. maddeleri ile cezalandırılması gerekir iken beyanlara uygun düşmeyen bir gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırıdır.
 
Olayda satırlı saldırganı bir bacaktan bir de göbek altı dediğine göre kasıktan vurmuş. Buna rağmen daha etkisiz bölgeden vurabilirdi denilmiş. Daha etkisiz bölge neresi olabilirdi ki bilen biri açıklasın lütfen, zaten uzuvdan bir atış var ve yakın saldırıda hareketli bir hedefi uzuvdan vurmak zordur, yani savcılık bizlerden terminatör düzeyinde isabet oranı mı bekliyor pek çözemedim.

Bildiğim kadarıyla bıçaklı saldırgana karşı savunmada 21 adım (7 metre) kuralı vardır. Saldırı başladığında silahı çekip hücum eden bıçaklı saldırganı göğüsünden iki el vurabilmek için gereken minimum mesafenin 7 metre olduğuna dair çalışma yapılmış. Bundan daha kısa mesafede saldırgan aradaki mesafeyi kapatabilir ve siz silahı kullanana kadar sizi yaralayıp öldürebilir. Ve üstelik bu polisler için geçerli yani silahı açık bir şekilde taşıyorlar, gizli taşımada mesafenin daha da uzak olması gerekir. Üstelik göğüse 2 atış yapılması gerektiği belirtiliyor saldırganı durdurabilmek için, kaldı ki olayda bacak ve göbek altından vurulmuş saldırgan. Aşağıda da araştırmanın video linkini bırakıyorum.



Bir de şu haberi inceleyelim:

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/kocasi...k-40803497

Olay anladığım kadarıyla tecavüz esnasında gerçekleşmiyor, sonrasında oluyor. Mahkeme tecavüzün sürekliliğini göz önüne alıp nefsi müdafaa demiş ama kadının yaptığı bir yerde infaza giriyor, yani planlı ve olay sonrası yapılmış bir eylem. Belki haklıdır, çocuğunun canı da tehlikede, tekrar gerçekleşmesi olası vs yaptığı yanlıştır demiyorum ama mahkemenin kararı buram buram pozitif ayrımcılık kokuyor (gerçi ayrımcılığın pozitifi mi olur o da ayrı bir konu).
Mantıken bunu haklı bulan mahkemenin kan davası sebebiyle işlenecek cinayeti de haklı bulması gerekir, sonuçta sen karşı tarafı vurmazsan onlar seni vuracak.

Benim anladığım eğer birisi bize saldırı gerçekleştirirse ya saldırgan yada hukuk tarafından hayatımız kayacak gibi duruyor. Nefsi müdafaa konusu gerçekten çok muğlak bir konu ve ruhsatlı silah sahipleri olarak yasal silahlanmayı kolaylaştırıcı çalışmaların yanında yasal kullanım çerçevesini belirleme amaçlı hukuksal çalışmalar için kampanya başlatmalı/desteklemeliyiz.
 
Alıntı
1 üye teşekkür etti:
HCN
  


Bu Konudaki Mesajlar
RE: Meşru müdafaa ve orantılı savunma hakkında(?) - Tartarus - 13-04-2018, 02:15 PM

Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi