TabancaTufek.com Silah Forum
Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - Yazdırılabilir Sürüm

+- TabancaTufek.com Silah Forum (http://www.tabancatufek.com/forum2)
+-- Forum: GENEL (http://www.tabancatufek.com/forum2/forumdisplay.php?fid=1)
+--- Forum: Genel Silah Sohbetleri (http://www.tabancatufek.com/forum2/forumdisplay.php?fid=2)
+--- Konu: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... (/showthread.php?tid=9598)

Sayfalar: 1 2 3


Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - Mercankaya - 29-09-2012

(26-08-2012, 06:54 PM)lupus demiş ki:


(29-09-2012, 12:24 AM)waffenliebe demiş ki: Sözlü anlatımın çevirisi

Birleşik Devletler Anayasası?nın İlk maddesi
17 Aralık 1791
Haklar Bildirgesi
İnsanların kendilerini yönetmeleri fikri emsalsizdi. Hiçbir modeli veya fikri temel almadılar, ilk defa halk kanuna dahil oldu, İnsan Hakları sadece hükümetin verdiği haklar değildi. Bu teklifin ortaya konulması çok önemliydi, nitekim bu haklar bir daha ellerinden alınamaması ön görüsü ile ele alınmışlardı. İkinci Anayasa Maddesi.

"İyi düzenlenmiş bir milis gücü özgür bir devletin güvenliği için vazgeçilmezdir, insanların silah bulundurma ve taşıma hakları çiğnenmemelidir."
ABD Anayasası İkinci Maddesi


"1 silahlı adam 100 tane silahsız adamı kontrol edebilir."
Vladimir Lenin, Rusya Komünist Partisi Kurucusu


"Politik güç bir silahın namlusundan büyür."
Başkan Mao Tse-tung ? Çin Diktatörü


"Tarih öğretmiştir ki hedeflerindeki ırkların silah taşımasına izin veren tüm fatihler kendi batışlarını hazırlamışlardır."
Adolf Hitler ? Nazi Diktatörü


Defalarca ve defalarca tarih kendini tekrarlamıştır. Silahsız medeniyetler diktatör liderlere yenik düşmüşlerdir.


Güç dengesinin insanların elinde kalmasını garantiye almak için ikinci anayasa maddesinin yaratıcıları 16 kelime ve 1 cümle kullanmışlardır. Özgürlüğümüzü daim kılmak ve politik grupların kontrolünden, baskıcı dini organizasyonlardan veya kötü eğilimli hükümetlerden korumak için.
Bu dikkatlice seçilmiş 16 kelimenin hiçbirisi sıra dışı değildiler. Cümle geleceği hedef alıyordu ve son derece açıktı. Ortada vatandaşların taşıyabilecekleri silahların cinsi ile ilgili bir sınırlama veya yasaklama yoktu. Bir silah kontrolü vurgusu yoktu. Sportif kullanım veya askeri kullanım ayrımı yoktu. Tabanca, av tüfeği, yivli tüfek veya o anda hayal bile edilemeyen silahlara ilişkin bir dil kullanılmamıştı. İkinci anayasa maddesinin hedefi belirsizdi. Ayrıcalıklıların değil, halkın silah bulundurma ve taşıma hakkı. 200 yıldır bu 16 kelimenin hedefi desteklenmektedir.


Her Amerikalının ikinci anayasa maddesi hakkında bilmesi gereken 6 konu vardır;


1) Bu yasanın yaratıcıları Tanrı'ya inanıyorlardı. Özgürlük konusunda dini açıdan da baktılar. Onların inancına göre kendini koruma hakkı, hükümetlerin kurulmasından çok önceden beri var olan ve Tanrı tarafından verilmiş bir haktı. Kendini korumaya dönük dokümanlar bu yasadan yaklaşık 2000 yıl daha yaşlıydılar. Kendini vahşi zararlardan koruma ve öz savunma hakkının referansı İncil'de Exodus 22:2'de idi. Tevrat?ta bir madde (Tractate Sanhedrin, 72a) der ki "Birisi seni öldürmeye gelirse hızlı davran ve onu öldür." Roma Katolik Doktrini de konuya değinmiştir. "Kendi hayatını savunan bir kişi cinayetten suçlanamaz, hatta saldırganı ile anlaşmaya zorlansa bile." Cathechism ? St Thomas Aquinas. Protestan din bilim uzmanı Samuel Rutherford 1644 tarihli Lex-Rex adlı eserinde der ki "hiçbir kral veya sivil kuvvet bir adamdan veya topluluktan doğuştan verilen bir hak olan öz savunma hakkını alamaz.". Bu yasadan 15 yıl önce yazılmış olan Bağımsızlık Bildirgesinde bile açıkça yer almaktadır ki "Tüm insanlara bazı kesinlikle temlik edilemez haklar bahşedilmiştir ve kurulan hükümetler de bunları korumak için yaratılırlar." Dilbilgisi açısından temlik edilemez kısmı önemlidir çünkü anlamı "devredilemeyen ve alınamayan"dır.


2) İnsanların silah bulundurma ve taşıma hakkı ihlal edilemez. Bu yasanın dili sonraki hükümetlerin insanların hakkını ihlal etmesini yasaklamaktadır. Bu yasa da tıpkı birinci ekin insanların dini inanış ve konuşma ve yayın hakkını koruduğu gibi insanların hakkını korumaktadır. Önceki Teksas Meclis Üyesi Suzanna Hupp ihlali ilk elden bilmektedir. Kendisinin ebeveynleri bir Teksas kafeteryasında silahlı birince vurulmuşlardır. Kendisinin sözleri "Teksas'taki silah yasalarının tek yaptığı şey beni ve benim gibi insanları kendilerini ve ailelerini koruyabilir kılmaktır?. Teksas'taki ateşli silah taşımayı yasaklayan yasaya göre Bayan Hupp'ın ailesinin kendisini koruyabilecek olan silahları arabada kalmıştı. Kendisi demektedir ki "Buradan düşüneceğiniz gibi deli birisine sinirli değildim. Ben Meclis üyelerine sinirliydim, çünkü benim ailemi korumamı sağlayacak yasa konusunda hatalı davranmışlardı."


3) "İyi düzenlenmiş bir milis gücü özgür bir devletin güvenliği için vazgeçilmezdir." Üçüncü gerçek iyi düzenlenmiş bir milis gücüdür. İnsanların milis gücü oluşturması hakları kurucular tarafından sorgulanmamıştır. Alexander Hamilton 78 numaralı federalist belgede demiştir ki "Bir hükümet aşırı güç uygulayarak ve tiran haline gelerek halka ihanet ettiğinde insanların kendi doğal hakları olan öz savunma haklarını kullanmaktan ve hükümet ile savaşmaktan başka şansları yoktur". 46 numaralı federalist belgede haklar bildirgesinin babası James Madison savunmaktadır ki "Kesin otorite insanlardadır ve eğer federal hükümet aşırı güçlenirse ve otoritesinin önü alınamazsa insanlar dayanma planları geliştirmek ve silaha davranmak durumundadırlar". Bazıları şimdiki ulusal muhafızları iyi düzenlenmiş milis olarak değerlendirir. Fakat kurucular küçük ulusal orduları kastetmişlerdir. Bazıları bu yasanın bu kısmının tamamen farklı bir anlamı olduğunu düşünmekteler (Bayan Hupp). Bu iyi organize edilmiş kısmı aslında iyi eğitilmiş, hazırlanmış ve disipline edilmiş sivil milisleri kastetmektedir. "(Bayan Hupp) Onlar sanıyorlar ki amaçlanan devletin ulusal muhafızları. Fakat onlar tarihi bilmiyorlar ve bu düşünceleri doğru değil." Bu madde 1791 yılında yürürlüğe girmiştir ve bundan 100 sene sonra ortaya çıkan İngilizce sözlüğünde iyi düzenlenmiş sıfatının karşılığı olarak düzgün ayarlanmış ve beklendiği gibi işleyen anlamı verilmiştir.


4) "iyi düzenlenmiş bir milis özgür bir devlet için vazgeçilmezdir" sözü son araştırmalara göre ulusal muhafızları kastetmemektedir. 18. Yüzyıl yasal dokümanları bir ön açıklama ile başlarlar. Bu kısım bir sınırlandırma için değil amacı açıklamak için olurdu. 1784 tarihli New Hampshire Anayasası da bir girizgah ile başlar, "Basın özgürlüğü bir devletteki özgürlüğün güvenliği için vazgeçilmezdir" gibi. Anayasanın da bir girizgahı vardır, "Daha mükemmel bir birlik kurmak için biz Birleşik Devletler insanları, iç huzuru sağlayan adaleti kurduk". Haklar bildirgesi de bir girizgaha sahiptir, "Anayasayı oturtma sürecindeki devletlerin anlaşmaları bir yanlış oluşumu veya gücünün kötüye kullanılmasını engellemek için daha fazla deklerasyonu ve yasaklayıcı yasanın madde edilmesine ilişkin bir arzuyu vurgular". Bu yasanın da girizgahı budur, "İyi düzenlenmiş bir milis gücü özgür bir devletin güvenliği için vazgeçilmezdir, insanların silah bulundurma ve taşıma hakları çiğnenmemelidir". Bayan Hupp demektedir ki "Bence bu yasa çok karanlıkta kalıyor. Bence onun bazı çok daha öncelikli anlamları var. Birincisi benim kendimi ve ailemi kötü adamlardan koruyabilmeme olanak sağlamasıdır. İkinci bir anlam olarak kurucuların ekledikleri ise bence bu ülkenin geleceği için hayati önemdedir. Bu ülkedeki herkesin kendisini tiranlaşmış bir hükümetten koruyabilmesi hakkı."


5) Devletler arasındaki savaştan önce bazı devletler köle olan veya özgürleşmiş olan siyah vatandaşların ateşli silah taşımasını yasadışı kabul etmişlerdi. 1857'de Yüksek Mahkeme kararına göre Afrikalı yerleşimciler vatandaşlığa alınamazlardı ve bu nedenle de silah taşıyamazlardı. Aslında silahlı köleler emirlere karşı gelme gücüne sahip olacaklardı. Trajik olarak yasanın yaratıcıları da kölelerin varlığını kabul etmişlerdi. Şu anda kölelik kaldırıldı. Tüm ırklardan tüm vatandaşlar bu yasanın sağladığı yasal korunma hakkının tadını çıkarabilirler.


6) Son 60 yıldır bu "iyi düzenlenmiş milis" kavramı mahkemelerce saldırıya maruz kalmaktadır. Bu hakimler silah bulundurma ve taşıma hakkının bireylerde olmadığını yorumlayarak hatalı yargılarda bulunmuşlardır. Milis kavramını ulusal muhafızlar olarak yorumlayarak hata yapmışlardır. Ancak iyi düzenlenmiş milis kavramı bu yasanın yazıldığı zamanlarda farklı bir anlama geliyordu. Bugün ise iyi düzenlenmiş kavramı hükümet düzenlemesine atfedilmektedir. Bu yasanın yazıldığı zamanlarda terimin açıklanmasına ihtiyaç duyulmamıştır. Kolonisel milisler 150 yıl kadar var olmuşlardır. Her yetişkin erkeğin katılması beklenmekte idi. Bu konuda yılda 6 kere rapor vermek bir görevinizdi. Eğer kendi ateşli silahınızı getiremiyorsanız milis kuvvetleri size bir tane sağlıyordu. Milisler çok iyi düzenlenmiş ve iyi organize edilmişlerdi. Silah sahibi olmanız sadece bir hak değildi, sizin görevinizdi. Her ne kadar anayasa Kongre?ye geçici bir ordu kurma ve bulundurma hakkı verse de, kurucular Devrimsel Savaş'ın ardından orduyu bulundurmaktan çekinmişlerdir. Bu yasa insanlara silah bulundurma ve taşıma hakkının verilmesi bir ordunun varlığının garanti altına alınması demekti. "İyi düzenlenmiş bir milis gücü özgür bir devletin güvenliği için vazgeçilmezdir" sözü insanlara ciddi bir güç vermişti. İkinci anayasa maddesi bu konuda oldukça spesifikti. Silah bulundurmak ve taşımak hakkı devletin değil vatandaşların hakkı idi. Günümüzde Yüksek Mahkeme de bu bakışı onaylamıştır. Silah bulundurmak ve taşımak hakkı bireylere aittir, devlete değil. Mahkemenin açıklamasına göre "Amerikalılar milis kuvvette görev yapmakla bağlantısız şekilde silah sahibi olma hakkında ve yasalara uygun şekilde evlerinde kendilerini korumak amacı ile kullanma hakkına geleneksel olarak sahiptirler". Kuşkusuz ki Yüksek Mahkeme kararı bir zaferdi. Mahkeme kararına göre öz savunma bir haktı ve bireylerin hakları ihlal edilemezdi, iyi düzenlenmiş milisin doğru yorumlanması. Ancak aynı mahkemenin diğer bazı kararları gerçekler ile çelişmekteydi. ?Tüm diğer haklar gibi ikinci madde de sınırsız değildir. Herhangi bir silahı herhangi bir yerde ve herhangi bir amaçla taşımak bir hak değildir?. Açık şekilde zıtlık sona ermemiştir. Kararlar birbirine ters düşmektedir. Görünüşe göre mahkeme gizli silah taşıma konusunda iki ağızlı konuşmaktadır. Alt mahkemeler de silah satışının yasaklanması konusunda bu yoldadırlar. Bu yasaklama konusundaki silahlar, alt mahkemeler hangisini olmasını istiyorsa o silahlardır. İkinci madde hakkındaki yan çizmeler sona ermekten uzak. Öncelikle biz insanlar bir karar vermeliyiz; temlik edilemeyen haklarımız mı yoksa Yüksek Mahkemenin kararları mı daha önemlidir?


Yani her Amerikalının bilmesi gereken şudur ki silah kontrolü yüzlerce yıldır var. Ancak silah kontrolü binlerce yıldır var olan hakların ihlali anlamına gelmektedir. Silah kontrolü bir grubun bir başka grup üzerine baskı kurması veya egemen olmasına kolaylık sağlamaktadır. Silah kontrolü genellikle mitlerle popülerize edilir. Bayan Hupp der ki "silah kontrolünde kullanılan mit, silah kontrolünün hayat kurtardığı mitidir. Bu ise kesinlikle doğru değildir. Silahları kontrol eden bir ülkede suç olmayacağına ilişkin bir mit vardır. Gizli taşınan silahların kaza oranlarını arttırdığına dair bir mit vardır ve bu da doğru değildir. Silahların kayıtlanması bana göre benim kendimi ve ailemi koruyamayacağıma dair bir ön belirtidir. Silahların kayıt altına alınması, suçluların elindeki silahları azaltma konusunda yeterli değildir. Bazı eyaletler silah kontrolünü yasaklar. Silah taşıyan vatandaşlar gerçekten korunmaktadırlar. Bir hakkınız varsa vardır, bunu ne şekilde kullanacağınızı bir başka yasa belirleyemez. "


Biz, kendini koruma konusunda temlik edilemez hakkı olan insanlar. Biz, devleti korumak için bireysel olarak silaha davranma hakkı olan insanlar. Biz, istediğimiz silahı edinme konusunda temlik edilemez hakkı olan insanlar. İkinci madde bu hakları korumaktadır. İkinci maddeye göre silah bulundurma ve taşıma hakkımız olması bize karar verme gücü vermektedir. Siz ve 2A, ABD için iyi olansınız.




RE: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - Musketeer - 29-09-2012

Sn uyeler,
Bu konudaki goruslerimi aciklamak istiyorum. Sizlere biraz hayal urunu ve ucuk kacik gelebilir ama ben boyle dusunuyorum.

Benim sahsi gorusum silahlanma karsitlari kanimca tum iyi niyetlerine ragmen kullaniliyorlar. Kullanan da Ortadogu'yu karistiran "malum" odaklar. Turkiye vatandaslarinin silahlanmasini istemiyorlar zira ben Turkiye'nin bir sure sonra (zamanini tahmin edemiyorum) yabanci gucler tarafindan isgal edilecegini dusunuyorum. Amac da belli, yarida kalan Sevres haritasini hayata gecirmek. Tabii bir anda SIP diye yapmayacaklar bunu. Oncelikle tum halki birbirlerini etnik, dinsel vs farkliliklarla birbirlerine dusman edecekler. Ulke ic savasin esigine geldiginde, sozde baris getirmek icin Turkiye'ye girecekler ve bir daha cikmayacaklar. Irak'ta olanlar malum.

Bu yuzden, bir isgal durumunda ilk karsi cikacak olanin halk olacagi bilindiginden turlu engellemelerle halkin silah edinmesi engellenmeye calisiliyor. Ha sorumsuz silah sahiplerinin bunda etkisi yok mu elbet var ama bunun sonucunda olusan olumsuzluklarin silahin serbest oldugu diger ulkelerdeki vukuatlara gore daha fazla oldugunu dusunmuyorum.

Tum bunlar isiginda bilincli bir sekilde silahlanmanin her Turk vatandasi icin asli gorevlerden biri oldugunu dusunuyorum. En azindan silah sahibi olamayan arkadaslar bile silah kullanmasini cok iyi bilmeli diye dusunuyorum. Sanirim poligonlarda silah kiralanarak bu legal bicimde yapilabiliyor.

Aslinda aramizda olsaydi da bir silah karsitiyla bu meseleyi tartismak isterdim.

Saygilarimla.




RE: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - Dost - 29-09-2012

Bizim niye böyle bir anayasamız yok?


RE: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - waffenliebe - 29-09-2012

Aslında var Sn Dost. Sadece biz vatandaşlar bunun yeterince farkında değiliz. Daha bunun gibi nice metinler çevirmeyi planladığımı bir bilseniz. AİHM Mahkeme kararlarına bile ulaşabilirsem el atmak niyetindeyim. Adil ve haklarımızı koruyan bir yasa çıkması için Anayasa'dan da destek alabileceğimiz bazı hususlar var. İnşallah tez vakitte dernekleştiğimiz anda hukukçu dostlar ile bir zemin oluşturup çalışabiliriz de. Zaten dernekleşme isteğimizin temelinde de sesimizin daha gür çıkması var. El birliği ile başarabiliriz. "Bir elin nesi var iki elin sesi var" demiş atalar. Biz yumruk olduğumuzda ve kimseye agresifleşmeden, medeni şekilde ve kanıtlar ile, destekler ile konuştuğumuz zaman bugün olmasa yarın hakkımızı alacağız. Taşı delen suyun gücü değil sürekliliğidir. Sabır ve azim başarıyı getirir.

Saygılar,

Volkan


RE: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - adaportal - 29-09-2012

Volkan bey,

Dernek merkezinin hangi il de olacağına dair bir karar alınabildi mi acaba? Şu an için önemsiz gibi gelse de sanırım öncelikli olarak bu konuda bir karara varılıp bütün oluşumların bunun üzerine oturtulması gerekiyor.

Saygılar


RE: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - ecorotti - 30-09-2012

Sanırım dernek başlığı altında bu konuları konuşma zamanı yaklaşıyor.


RE: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - waffenliebe - 30-09-2012

Şu anda kafalarda bir şehir olsa da bu konudaki bilginin ortak bir açıklama ile verilmesinin daha uygun olacağını düşünüyorum Sn adaportal. Ancak emin olunabilecek en önemli şey her konuda detaylı görüşme ve fikir teatilerinin yürütüldüğü olacaktır. Dernek merkezi, geleceğe dönük eylem planları, eğitimsel fikirler v.b. gibi. Sn ecorotti'nin de belirttiği üzere karar fikir birliği ile verildiğinde hepsi tek tek açıklanacaktır. Tek başıma bu konuda fikir beyan etmem çok etik olmayacaktır kanaatindeyim.

Çok az kaldı, coming soon Big Grin

Saygılar,

Volkan


RE: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - yakuzz - 30-09-2012

Ankara en münasip olanı bence. Hem siyasi odaklara, hem kurum/kuruluş bazında temaslara, hem de diğer resmi/özel/tüzel kanallara ulaşmanın en kolay olduğu ilimiz Başkent olması hasebiyle Ankara.

Onun haricinde Trabzon'a ve Karadeniz ekibine bence büyük görev düşüyor. Malum yerli silah sanayinin önemli firmaları Karadeniz bölgesinde. Silah firmalarının yanımızda durmaları önemli. Sivil kullanıcılara sırt dönüp, sadece kamuya satış yapmak gibi bir gaflete düşmeyeceklerini umuyorum..

Ve kişisel irtibatların da kullanılarak, çeşitli kanallarla tüzel kişilikle iltisaka geçilmesi, bizi ifade edebilme marifetine sahip kişilerin temsilcimiz olması, oluşturulacak manifesto/bildiri/duyuru/teklif ve talep gibi dökümanların uygun mecralarda dağıtımının sağlanması, basın-yayın kuruluşlarının önünde teklemeden, hırslanmadan, olası tacizlere iltifat etmeden sakince bizi temsil edebilecek üyelerin seçimi gibi konularda bence çok önemli..

Ama herşeyden evvel bir ortak hareket planı şart..


RE: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - Mercankaya - 30-09-2012

Degerli dostlar,
Dernek konusunda nihai aciklama, kurultayda alinacak ortak kararin ardindan yapilacaktir.

İlgili konuda da belirttigimiz gibi, herkesin dusuncesini dile getirmesi ve uzerinde tartisilabilmesi icin, birlik saglanip, ortak bir harekat plani olusturulmasi icin kurultayi topluyoruz.

İki uc kisinin hayali olmasindan ziyade, bu konuya hic bir cikar beklemeden gercekten gonul vermis kisilerce, hepimzin malumu olan haksizliklari ve yanlisliklari duzeltebilecek ortak sesimize hasil olan ihtiyactan dolayi bu dernegi kurmaya calisiyoruz.

İlerleyen gunlerde, hepimiz icin kurulan ortak catinin menzilini arttirabilmek icin yaptigimiz hazirliklarimizi kurultaya yetistirecegiz insallah.

Vucut bulacak dernegin catisi altinda kanun taslaklari, egitim seminerleri, bulusma ve organizasyonlarda dahil olmak uzere, ulke genelinde kurulacak subeler yardimi ile cesitli faaliyetler duzenleyecegiz.

Hepsinden daha onemlisi, bu dernegi bilincli bireysel silahlanmaya gercekten gonul vermis kisiler kuracak, hep birlikte yonetecek, belirli bir konuma getirecek ve bayraktarimiz yapacagiz.

Sayili gun kaldi insallah. Tek eksigimiz biraz daha sabir.

Selamlar, saygilar.




RE: Bireysel Silahlanma Karsitlarina... - ecorotti - 30-09-2012

Merkez konusunda takılmamak gerek. Daha sonra merkezler değiştirilebilir. Öncelikle işin adının konulmuş olması, öncelikle bir yerimizin olması önemli.